Görsel Özellikler Yönünden Anıt Ağaçlar (3)

Görsel Özellikler Yönünden Anıt Ağaçlar (3)

Ağaçlara anıtsal nitelik kazandıran ikinci grup özellikler; genetik bozukluklardan veya kök, gövde ve dallarında böcek, mantar, hayvan ve insan zararları ile oluşan patolojik veya genetik farklılıklarıdır. Tamamen göze hitap eden böyle özellikleri bulunan ağaçlar, sergiledikleri farklı dallanma biçimleri, iki ve daha fazla gövdeden oluşan kütlelerdeki sıra dışı kaynaşma şekilleri, devasa kök ve gövdelerinde zaman içinde ortaya çıkan ilginç oluşumları ile kendilerini izleyenlerin belleğinde aynı nesne ve simgeleri çağrıştıran ve bir başka örneği bulunmayan ağaçlardır.

İngiltere'nin güneyinde bulunan ve gövdesi öküz başını andıran bir meşe; Baden-Württemberg eyaletinde, kadın göğsünü çağrıştırdığı için "Ormanın Anası" olarak anılan kayın ya da kalıtsal özelliğinin kendisine verdiği şişe benzerliği nedeniyle "Şişe Ağacı" örnekleri dünyaca ünlüdür.

Benzer ilginç oluşum örnekleri ile ülkemizde de karşılaşmak mümkündür. Samsun-Bafra'daki şişe benzeri dişbudak, Florya Atatürk Ormanı'ndaki anıtsal sakızın gövdesindeki mask ve Bursa'da bulunan Armutköy Meşesi'ni bu bağlamda örneklemek mümkündür. İlginç kök ve gövde oluşumları, çınar başta olmak üzere meşe ve kestanelerde çok sık karşılaşılan bir anıtsal özellik türüdür.

İlginç gövde oluşumuna bir başka özgün örnek de Kastamonu-Taşköprü ilçesinin Dilek Köyü'nde bulunan "Burgulu Armut"tur. Erik ve Keleş (2013), ağacın bu özgün görünümünün genç yaşlarda aynı kökten çıkan çok sayıdaki gövdenin birbiri ile kaynaşmasına bağlamışlardır.

Tabiat anıtı olarak tescil edilen ağaçlardan bir bölümünün çok sayıda gövdenin birbirine kaynaşıp tek ağaçmış gibi görüntü vermesi ile oluştuğu gözlenmektedir. Bu konuda en ilginç örnek, Meksika'nın Santa Maria Del Tule bölgesinde bulunan ve 15,5 m çapı ile dünyanın en kalın ağacı olarak kabul edilen Taxodium (bataklık servisi) dur. Bu ağaç, yaklaşık 40 adet gövdenin kaynaşması ile ortaya çıkmıştır.

Böyle ağaçlara çok sayıda örnek yurdumuzun değişik yerlerinde de mevcuttur. Sözgelimi Bursa- İznik'te bulunan Uluçınar ile Cide-Azdavay yolunda Beşkardeşler olarak ünlenen bir kayın ağacı bu konuda birer örnektir.

Erik ve Keleş (2013) tarafından yapılan tespitte, bu ağacın başlangıçta 12 gövdeden oluştuğu, 5 adet gövdenin kesilmiş, 2 adet gövdenin ise dikili kuru durumda olduğu bildirilmiştir (ERİK-KELEŞ 2013, s. 124).

Anıt ağaçlardaki görsel özellikler sadece kök ve gövde ile sınırlı değil elbette; ilginç dallanma ve tepe oluşumları da bu bağlamda bazı ağaçlara anıtsal nitelik kazandırmaktadır. Sözgelimi, Kastamonu Merkez ilçeye bağlı Hacımuharrem Köyü'nde bulunan Cüceçam, yere doğru uzanan ve ağaca secde ediyormuş görüntüsü veren dallarından ötürü kendisine "Secde Eden Çam" denilmesine neden olmuştur (ERİK ve KELEŞ 2013). Yine Taşköprü ilçesinin Eski Tosya Yolu üzerinde bulunan bir karaçam, tepeyi oluşturan alt dallarından birisinin ana gövdeye dik biçimde çıkıp uç tarafında başka bir ağaçmış gibi bir görünüm vermesi nedeniyle yöre halkı arasında "Topalçam" olarak anılmaktadır (ERİK ve KELEŞ 2013).

Anadolu'nun pek çok yöresinde, bazı ağaçların gövde kesitlerinde ortaya çıkan ilginç şekillerin, eğer zamanına rastlar ise, ağaçların o anda yanında bulunan nesnelerin ağaç tarafından çekilip gövdesinde sakladığı resimler olduğuna inanılmaktadır. Yontu sanatçısı İsmet Yücel'in yaşlı bir ardıç gövdesinde karşılaştığı böyle bir figür, sanatçı tarafından "Homo Sapiens" olarak adlandırılmıştır.

Bu tür ilginç görüntüler, ağaçlarda yapılan bakım ve budamalar sırasında da ortaya çıkabilmektedir. Sözgelimi, Sarıyer Piyasa Caddesi'nde bulunan üç adet dişbudak ağacı bu bağlamdaki en güzel örnektir.

Prof. Dr. Ünal ASAN


Not: Bu makalenin tam sürümü, proje kapsamında hazırlanan katalog-kitap içerisinde mevcuttur. Makale içerisinde adı geçen ağaçların resimlerine ve diğer görsellere elektronik katalog-kitap içerisinden ulaşabilirsiniz.