Yontu, Resim ve Sinemada Anıt Ağaçlar (11)

Yontu, Resim ve Sinemada Anıt Ağaçlar (11)

Kökeni göçebe olan Türk toplumları kır ve ormanlarda yaşadıkları için ağaç ve ormana özel bir önem vermişlerdir. Gerek Altay Dağları'ndan Sibirya'ya, gerek Balkanlar'dan Anadolu'ya kadar uzanan geniş coğrafyada Türk boylarının yaşadığı yerlerde en sık karşılaştığı ağaç kayın, meşe, çınar, çam ve servidir. Bu ağaçlar, Osmanlı Dönemi şiir ve müziğinde de önemli bir yere sahiptir. Osmanlı'da resim günah sayıldığı için anıt ağaçlar sadece minyatürlerde görülebilirken, çağdaş Türk ressamlarının ve Avrupalı ressamların tablo ve gravürlerinde hak ettikleri yeri tam olarak alabilmiştir. Çalışmamızın bu bölümü anıtsal nitelikli ağaçların görsel sanatlar içindeki yerine ayrılmıştır. Bu bağlamda önce anıt ağaçların oyma sanatı, tablo, resim ve minyatürlerdeki yerine, sonra da sinema sanatındaki örneklerine yer verilmiştir.

Yontu ve Oyma Sanatında Anıt Ağaçlar

Anıt ağaçlar hem uzun ömürlü oluşları nedeniyle gelecek kuşaklara ulaştırılacak mesajları taşıma konusunda garanti vermesi, hem de devasa boyutlarının ve sahip olduğu özgün patolojik oluşumların sanatçılara sunduğu kimi olanak ve kolaylıklar nedeniyle oyma ve yontu ile uğraşan pek çok sanatçıya ilham verip yarattığı esere obje sağlamıştır. İnternet sayfalarında sıkça karşılaşılan ve Orta Amerika'da bulunduğu anlaşılan meşhur bir anıt ağaç üzerindeki hayvan motifleri, ağaç üzerindeki doğal oluşumları az-çok değiştirmek sureti ile ortaya çıkartılmıştır.

Yontu sanatına konu olan ağaç ve yaprak motifleriyle süslü mask örneklerini Avrupa'nın pek çok yerindeki kilise ve katedrallerde de görmek mümkündür. Bu konudaki en ünlü örnek 1230'lu yıllarda Almanya'da inşa edilen Bamberg'in "Yeşil Adam Maskı"dır (Şekil 25). İlk ve Ortaçağ Avrupası'nın hemen her ülkesinde anlatılan öykülerde ve mimari eserlerde "Ormanın Hakimi" ya da "Ormanın Ruhu" olarak kabul edilen Yeşil Adam; insan ve ağaç karışımından oluşan, parmakları pençe biçiminde, yeşil renkli ve aşırı kıllı bir yaratık olarak tanımlanmıştır. Yaprakların değişik şekilde kıvrılması ile oluşan sakal, bıyık ve kaşlara sahip olan Yeşil Adam, tüm ormana hükmetmekte ve orman içindeki kuşları, memelileri ve sürüngenleri yönetmektedir (ANDERSON 1990). Yürürken gölgesi görülmeyen ve boyu ormandaki bütün ağaçlardan daha uzun olan bu tanrısal varlığın, bütün Avrupa'da mayıs ayı içinde ya da bahar festivallerinde göründüğü ve insanlara sağlık, sıhhat ve bereket getirdiği belirtilmektedir (HAGENEDER 2001).

Kutsal ve mistik özellikleri öne çıkan anıtsal ağaç kabartmalarına ilişkin örnekleri eski Hint, Yunan ve İran mühür, para ve fresklerinde görmek mümkündür.

Resim, Gravür ve Minyatür Sanatında Anıt Ağaçlar

Anıt ağaçların resim ve minyatürlere konu olan örnekleri sayılamayacak kadar çoktur. Da Vinci'den Rambrand'a, Mikelangelo'dan Salvator Dali'ye klasik ve çağdaş ressamlara ilham kaynağı olan örnekleri sergi ve müzelerde görmek mümkündür.

İbrahim Çallı gibi tablolarında anıt ağaçlara da yer veren ressamlar olduğu gibi, hayat ağacı felsefesini ve anıt ağaç konusunu kendi ilgi alanının merkezinde tutan ve bu konuda çok sayıda eserler veren yerli ve yabancı sanatçılar da var kuşkusuz. Bu konuda, Kris Manvell'in hayat ağacı felsefesini zeytin ağacı ile bütünleştirerek tuvale döktüğü eserlerinden ve Uğur Talaslı'nın İstanbul'daki anıt ağaçlardan bazılarını tür ayrımı yapmaksızın konu alan eserlerinden örnekler verilebilir.

Hayat ağacı kültünün dinsel ritüellere yansımasının Hıristiyanlığın Balkanlar'da yayılmaya başlamasından çok sonra dahi sürdüğü anlaşılmaktadır. Erken Bizans Dönemi'nde Selanik'te inşa edilen büyük katedralin duvarlarında yer alan bir freske konu olan azizin, hayat ağacı üzerine resmedilmesi, bu kültün bu coğrafyada yüzyıllar boyu sürdürüldüğünü ortaya koymaktadır.

Bu bağlamda bir başka örnek de, Makedonya'daki Ohrid Gölü kenarında bulunan Saint Clement Heykeli'dir. Milattan sonra 9. yüzyılda yaşadığı bilinen bu azizin kendisi adına dikilen bronz heykelde yaşlı bir meşe ağacının köklerinden çıkıyormuşçasına betimlenmesi, Saint Clement'in belki de Altay kökenli bir şaman olduğunu ve hayat ağacı kültünün Balkan kültüründe halen dahi çok önemli yer tuttuğunu göstermektedir.

Sanata konu olan ilginç ağaç örnekleri doğal olarak kendiliğinden oluşabileceği gibi, özel budama teknikleri ile de elde edilebilmektedir.

Sinema Sanatında Anıt Ağaçlar

Özellikle İstanbul'un değişik yerlerinde bulunan bazı anıt ağaçların 1970'li yıllarda çekilen aşk filmlerinin çoğuna sahne olduğu bilinmektedir. Genç sevgililerin gizli buluşmalarına kol-kanat geren bu objelerden en popüler olanı, Çubuklu Burun Parkı'ndaki Çifte Fıstıkçamı'dır. Birisi 2007 yılında kuruyan bu anıtların kuru olanı, 2012 yılında tahnit edilerek gelecek kuşaklara ulaştırılması sağlanmıştır.

Yabancı sinemada hayat ağacı figürünü öne çıkaran fantastik film örnekleri oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. Ancak ana teması hayat ağacı olan filmlere en özgün örnek "Avatar" filmidir. Çevre koruma konusunda verilen mücadelenin lirik bir biçimde anlatıldığı filmde Tabiat Ana kültünün simgeleştirildiği devasa ağaç motifi, ağaç kültü olgusuna verilebilecek en ilginç örnektir.

Prof. Dr. Ünal ASAN


Not: Bu makalenin tam sürümü, proje kapsamında hazırlanan katalog-kitap içerisinde mevcuttur. Makale içerisinde adı geçen ağaçların resimlerine ve diğer görsellere elektronik katalog-kitap içerisinden ulaşabilirsiniz.